Sevecen

Türkisch

Sevecen

Işıklı bir ağaç gibi
Bakışıyor gözlerin
Öyle nazlı... Öyle sıcak
Sevecen......

Bir başka dünyasın sen
Bağrında milyonlarla
Öyle büyük... Hoşgörülü
Sevecen......

Bembeyaz bir dünyada
Senle yaşamak varken
Böyle uzakta kalmak
Gücüme gidiyor...

Senin verdiklerini
Senle paylaşmak varken
Seni sensiz yaşamak
İçime sinmiyor...

Gel sevecen
Dön sevecen...
Sevmeyi senden öğrendim ben...

Gel sevecen
Gör sevecen
Sevmesini öğrendim ben...

Bir deli dere gibi
Akıp gider gururum
Öyle güçlü... Öyle yüce
Sevecen......

En büyük zamansın sen
Görünmeyen gücünle
Öyle ağır... Öyle sırlı...
Sevecen......

Versuchen, die Spalten einander anzugleichen
Englisch

Sevecen

Like a bright tree
Your eyes are looking at
So coquettish, so warm
Tender

You're a different world
With millions in your bosom
So great...Gentle
Tender

In a pure white world
While I could live with you
Staying far like this
Hurts me

While I could share the things
that you gave with you
Living you without you
Doesn't make me happy (I'm not able to enjoy it)

Come tender
Come back tender
I learnt love from you

Come tender
See tender
I learnt love

Like a crazy river
My pride flows
So strong...So high
Tender

You're the biggest time
With your invisible power
So heavy...So glazy...
Tender

Von Milena am Fr, 01/01/2010 - 00:00 eingetragen
0
Deine Bewertung: Keines
Weitere Übersetzungen von "Sevecen"
Türkisch → Englisch - Milena
0
Kommentare