Millennium Dodo

Turkish translation

Millennium Dodo

Sadece bi göt gibi davranıyorum
Neden biraz geri durmuyorsunuz?
Bırakın da bu herif büyüsün
Buranın hangi şehir olduğunu söyleyemem ama,
o paranın sahte olduğunu biliyorum
Hey barmen, kaliteli bi şişe aç bana
Şu polis arabasını ne yapacağımı düşünmeliyim
Oldukça harikayım, sizin zırvalarınız sikimde değil
Özel bilardo ıstakamla köşedeyim ve cool point kasıyorum
Büyükbabam caz müzik yapardı
Kanım aktığında kalp atışımdaki parmak şıklatma sesini duyabilirsiniz
Tüm dünyada böyleyim, tıpkı bu bardaki gibi
Tek ümidim müzik kutusunda biraz Gangstarr şarkısı olması
Eyaletten eyalete, kaderin peşindeyim
Ama teybim, en sevdiğim kasetleri yedi resmen
Yani bebeğim, tutumunu düzeltsen iyi olur
Yoksa bu iş yürümeyecek bilesin,
taaa Baton Rouge'a kadar
Ona annecik de, sütün akmasını sağlıyor
94', ilanları okumak için kafam fazla iyi*
Best Western'da bi oda tuttum
Resepsiyondaki herif Les Nessman'a benziyor
Sessiz ol şimdi, ses çıkarma
Kapat kapıyı ve havlunla da kapının altını kapat
Sizse çevrede koşuşturup, tüm bunların ne hakkında olduğunu anlamaya çalışıyorsunuz
Bense bu kupkuru ağıza bi çare bulmaya çabalıyorum
Gittiğim kilometrelerin kaydını tutuyorum
Ama şişedeki yazıyı okuyun ve "Southside" diyin, evlat
Kayak maskemdeki delikten bir yudum daha aldım
Banliyöye ve daha ucuz benzine varana dek durmak yok
Hız geçişi, Millenium Dodo*
Kendi yolumdayım ben, trafik polisini bekleyecek değilim
Bu yüzden bi tabak daha istiridye sipariş edin
O kadar çok konuşuyorsunuz ki, sesimi zedeliyorsunuz
Torpido gözünde diş ipi var
Radyodaysa klasik rock'tan başka bir şey çalmıyor:
Mirrorball* hatta. New York'tan Kaçış* stili bu
Adliyenin hemen önünde, bi aracın çıkışını kapatacak şekilde yanına park ettim
Hissedilen sıcaklığın kocaman sağlam bi götü* var
Nefesim tüm camları buğulandırıyor
Çürümüş üzümlere* bi ara veriyorum
Depoyu doldurup otobandan yardırıyorum
Bu dağları hiç yerinden oynatamadıysan, kaybetmeye mahkumsun
Ama sana güvenmem gerektiğini hep biliyordum
Sonraki içkiler senden (Öyle mi?)
Yağmurda günahlarımdan arınıyorum
Bi balık yakaladım demin, ateşi harlıyorum
Sadece damarlarımda hissettiğim şeyi isterim
Bu benim tahtım, bu benim ismim
Bi hayat edinmeden evvel,
fiyatı düşürmelerini beklemelisin
Ama gecenin yarısını pano ışığı ile geçirebiliriz
(Doğru mu bu?)
Demem o ki eğer tüm bunlar bir oyunsa, tutunabilirsin onur listesinde
bulunan acılarına
Açıklatma işte, bu benim tahtım ve bu da benim ismim
 
Yankesiciler bana Ali Baba der
Size biraz büyülü su satmak için burdayım
Beni Jacob ve Malcom'un* babası olarak da biliyor olabilirsiniz
Huzur içinde yatsın Eyedea ve Sally Slaughter
Vaziyet budur millet
 
Tüm bunlar doğrudur, belki de...
 
Submitted by Alfocus on Mon, 19/09/2016 - 16:45
Author's comments:

Kafam fazla iyi: Meat Puppets'ın 1994 çıkışlı albümü olan Too high to die'a referans.
Millenium Dodo: Star Wars filminde, Han Solo'nun kullandığı ünlü geminin adı Millennium Falcon. Falcon, doğan anlamına gelir ve doğan uçabilen bir kuştur. Dodo ise nesli tükenmiş bir kuştur ve uçamaz. Millenium Dodo, bir uzay aracından çok bir araba yani.
Mirrorball: Işığı yansıtan disko topu. Aynı zamanad Neil Young'ın 22. stüdyo albümünün ismi.
New York'tan Kaçış: http://www.imdb.com/title/tt0082340/
Sağlam bi götü: LL Cool J'in Big Ole Butt adlı şarkısına referans.
Çürümüş üzümler: Şarap içiyor. Şarap, fermente edilmiş üzümden elde edilir, yani bi nevi çürümüş üzümden.
Jacob ve Malcom: Slug'ın çocuklarının isimleri.

English

Millennium Dodo

videoem: 
Comments