Atmosphere - My Notes (Turkish translation)

Turkish translation

Benim Notalarım

Notalarımı vurabildiğim sürece...*
 
Güneşin yükseldiğini gördüm, sonra yeşiller büyüdü
Yapıştığımız beton çatlakları dağıtıyor bizi
Notalarımı vurabildiğim sürece,
dostlarımın yanında olmaya çalışacağım
Yağmuru kokladım ve sonsuz gözyaşlarından oluşan
bir nehir ile rap sarılmalarını kullanarak ani sel getirdim
Kötü şans yaptı hamlesini çaba göstermeden
Ben de hızlı çıkarlardan elimi ayağımı çektim
Zehir püskürtenlere karşı derinizi değiştirin
Evet, bu o. Hani şu cömert olan tiplerden
Hâlâ açıklamamı tanımlamaya uğraşıyorum:
Harcanacak çok az zaman olan bi hayatı
Ama pozisyonumu korumak istememe rağmen,
Demem gereken de şu ki, "Babacığın bildiği daha farklı bir şey yok"
Öğlen gökyüzünü gördüm, eriyen karlara baktım
Bagajlarımın çoğunu otelde bıraktım
Notalarımı vurabildiğim sürece,
bu çakıllı yolda ilerlemeye devam edeceğim
Bi kuşun ağladığını duydum; bu dokunaklıydı
Adamım, eğer uçabiliyorsan tüylerini* bir mesajmış gibi saçmalısın
Notalarımı vurabildiğim sürece,
Bu bir kutu sabunun* üzerinde duracağım
Yoldan çıktığımı hissettim, fakat freni çekmedim
Yarı ölü sayılırım, fakat dolu bir tabağım* var
 
Notalarımı vurabildiğim sürece...
 
Submitted by Alfocus on Mon, 03/10/2016 - 11:16
Author's comments:

Notalarımı vurabildiğim sürece: Konuşabildiğim sürece, hayatımı sürdürdüğüm sürece, müziğim devam ettiği sürece gibi...
Tüylerini: Önceki bar'daki ağlayan kuştan yola çıkarak, eğer güzel bir şeyiniz varsa(kuş tüyü), buna sahip çıkmalısınız.
Bir kutu sabun: Aslında "kürsü" demek istiyor, soapbox(kürsü) sözcüğünü "box a soap" olarak yazdığı için bu şekilde çevirdim. Ufak bi kelime oyunu yapmış.
Dolu tabak: Slug, hayatının yarısını yaşadığını fakat çoktan tüm hedeflerine ulaştığını düşünüyor.

English

My Notes

Atmosphere: Top 3
Idioms from "My Notes"
See also
Comments