Please translate Sürüyorum

Turkish

Sürüyorum

[Hook: Fery]
Sürüyorum gün batımına; sırt çantamda geçmişim tıkalanmış
Görüyorum; anılarım ufalanmış
Sürüyorum gün batımına; sırt çantamda geçmişim tıkalanmış
Ölüyorum; günahlarım toplanmış

[Verse 1: Server Uraz]
Altımda Harley'im varken o kadar tatlıyım ki sanki yaban mersinli bir parfeyim
Şehirler arasındayım racing'ciler turlarken caddeyi
Dağıldığında dikkatim tek ihtiyacım kafein

Yudumlarım kahveyi
15 Temmuz'u boşver eski dostlarım ve aşklarım kalbime vurdu darbeyi
Yine de hâlâ fena değilim, biraz da var fame
Sex, drugs ve rock'n'roll mu? Seninki laf değil!

Hâlâ dinliyorum; Limp Bizkit - My Way
Korn ve Mudvayne, Snoop, Nas, Pac, Dre
Ben bilmem house, trap, techno, trance, dubstep
"West" deyince bizim neslin aklına gelmez Kanye

Aa yeah, gelsin yeni bir cariye
İsterdim çabalamak da bilirim hepsi nafile
Seni yeni sahibinin yanında gördüm, vay be
O kadar yaşlanmışsın ki dedim: "Ne tatlı bi' Shar-pei!"

[Hook: Fery]

[Verse 2: Server Uraz]
Gittiğinden beri içiyorum; bittiğinden beri
Haritada boş bir şişeyle işaretliyorum gittiğim her yeri
Madem “çift” olamadık o zaman “tek” olayım dedim
Ama “sıfırım” yani arda kalan gibiyim Dream TV'den geri

Görüşüm fluyken bile ben net değil miydim?
Yaşadıklarım bad trip miydi yoksa hepsi espri miydi?
Kestirebilsem yüreği ezdirir miydim?
Mutluluğu ucundan ıskalar mıydım Türkiye'ye girememesi gibi MTV'nin

Amaçsızca kat ederken dere-tepeyi
Kendimce bir ciddiyetim var; tabi bi' TRT değil
Genç müzisyenlere tavsiyem:
Paranızı uyuşturucuya harcamayın, popstar olun uyuşturucu beleşe gelir (Hahaha)!

Dünya denen bu down sendrom-lu gezegende vermeye çalışırken Clark Kent po-zu
Yolda Fery'i gördüm, dedi ki: “N'aber bro?”
Dedim: "TV8 gibiyim; bende haber yok!"

[Hook: Fery]

[Verse 3: Server Uraz]
Kaslı kollarım, geniş omuzlarım ve biraz göbeğim var alkolden
Bi' gün sarhoş sürerken yuvarlanabilirim şarampolden
Yüksek bir kafayla balıkları ayıklarım Karaköy'den
Oyunun içindeyim yani öğretmeye kalkma bana yöntem

"Elektrik almak" ne kelime; oldum paratoner
Ben onları attıkça onlar bumerang gibi bana döner
Mekanın önündeyiz egzoslar susar, farlar söner
Yeni yetmeler topuklar, ufaktan başlar şölen

Bir şehirdeyim karanlığa çeşit-çeşit aşklar gömen
Coşkusuna kapılır ışıklarına aldanır uzaktan gören
Krem ve tonik değil, bur'da gözyaşları makyaj söker
İnce gururlarınız olur lime lime yaprak döner

Ey! Hayat da matematik gibi çarpar-böler
Unutmak için öyle içeriz ki olmaz bardağı gören
Ve bur'da herkes, herkesin arkasından sallar-söver
Ama yüz-yüze geldiklerinde kafeslerinde kahkaha öter (bu yüzden)

Comments