Video Oyunları (Video Games)

Turkish translation

Video Oyunları

Arka bahçede sallanırken
Hızlı arabanla yanaşırsın
İsmimi fısıldarsın
 
Bir bira aç
Burayı benimse
Ve bir video oyunu oyna
 
Onun en sevdiği yaz elbisemdeyim
Soyunurken beni izler
Şu vucüdu şehrin merkezine götürür
 
En iyisisin derim
Kocaman bir öpücük için eğilir
En sevdiği parfümü sürerim
 
Gidip bir video oyunu oyna
 
Senin, senin, her şey senin için
Yaptıklarımın
Sana hep anlatıyorum
Senleyken dünya cennet oluyor
Yapmak istediğin şeyleri söyle bana
Duydum ki kötü kızları severmişsin
Tatlım doğru mu bu?
Bildiğimden daha iyi
Dünya iki kişiliktir derler
Sadece eğer birisi seni seviyorsa yaşamaya değer
Bebeğim şimdi sen beni seviyorsun
 
Eski barlarda şarkı söylemek
Eski yıldızlarla sallanırken
Ün için yaşarken
 
Gece mavisinde öpüşmek
Bilardo, dart ve
Video oyunu oynarken
 
Beni güçlü kollarıyla sarar
Sarhoşum ve yıldızları görüyorum
Tek düşünebildiğim bu
 
Tüm arkadaşlarımızın
Old Paul'e girip çıkışını izlemek
Bu benim eğlence anlayışımdır
Video oyunları oynamak
 
Senin, senin, her şey senin için
Yaptıklarımın
Sana hep anlatıyorum
Senleyken dünya cennet oluyor
Yapmak istediğin şeyleri söyle bana
Duydum ki kötü kızları severmişsin
Tatlım doğru mu bu?
Bildiğimden daha iyi
Dünya iki kişiliktir derler
Sadece eğer birisi seni seviyorsa yaşamaya değer
Bebeğim şimdi sen beni seviyorsun
 
(Bebeğim şimdi sen beni seviyorsun)
 
Senin, senin, her şey senin için
Yaptıklarımın
Sana hep anlatıyorum
Senleyken dünya cennet oluyor
Yapmak istediğin şeyleri söyle bana
Duydum ki kötü kızları severmişsin
Tatlım doğru mu bu?
Bildiğimden daha iyi
Dünya iki kişiliktir derler
Sadece eğer birisi seni seviyorsa yaşamaya değer
Bebeğim şimdi sen beni seviyorsun
 
Submitted by dramaqueen on Fri, 06/01/2012 - 16:17
thanked 58 times
UserTime ago
sena.celebi.163 years 36 weeks
maidenstower4 years 34 weeks
Guests thanked 56 times
English

Video Games

UserPosted ago
Jansay4 years 32 weeks
5
maidenstower4 years 34 weeks
5
Comments
Jansay     February 16th, 2012

Gerçekten harika bir tercüme; çok teşekkürler. Smile Bir tanecik önerim olacak yalnız:

"Whistling my name"'deki fiilin manası ıslık çalmaktır. "Whisper"a çok benzediği için sanırım karışmış. ^^

O cümleyi ben "Beni ıslıkla çağırırsın" diye çevirirdim çünkü bu cümle orijinal dilinde dahi biraz saçma; ıslık çalarken insan konuşamaz. Laughing out loud