Vladimir Vysotsky - Ya nesla svoju bedu.. (Я несла свою беду...) (Turkish translation)

Russian

Ya nesla svoju bedu.. (Я несла свою беду...)

Я несла свою Беду
По весеннему по льду, -
Обломился лёд - душа оборвалася,
Камнем под воду пошла, -
А Беда - хоть тяжела,
Да за острые края задержалася.
 
И Беда с того вот дня
Ищет по свету меня, -
Слухи ходят - вместе с ней - с
Кривотолками.
А что я умерла -
Знала голая ветла
И ещё - перепела с перепелками.
 
Кто ж из них сказал ему,
Господину моему, -
Только - выдали меня, проболталися, -
И, от страсти сам не свой,
Он отправился за мной,
Ну а с ним - Беда с Молвой увязалися.
 
Он настиг меня, догнал -
Обнял, на руки поднял, -
Рядом с ним в седле Беда ухмылялася.
Но остаться он не мог -
Был всего один денёк, -
А Беда - на вечный срок задержалася...
 
Submitted by nadja.anton.5 on Fri, 20/03/2015 - 20:55
Last edited by SaintMark on Fri, 23/09/2016 - 00:58
Align paragraphs
Turkish translation

Acımı sırtlanmış taşıyordum

Acımı sırtlanmış taşıyordum
İlkbahar buzu üstünde, -
Buz kırıldı - ruhum koptu,
Taş olup suya gömüldü, -
Acım ise, ağır da olsa,
Keskin kenarlara tutunabildi.
 
Ve o acı, o günden beri
Beni arar durur bu alemde, -
Söylentiler dolaşır - beraberinde
İftiralar, karalamalar.
Öldüğümü
Kurumuş aksöğüt bilirdi
Ve hatta - bıldırcınlarla ağıt söylerdi.
 
O ikisinden biri söylediler ona,
Benim efendime, -
Boşboğazlık ettiler, beni ele verdiler, -
İhtiras içinde kendinden geçip,
Peşime düştü,
Beraberinde acım ve söylentiler.
 
Bana yetişti, beni buldu -
Sarıldı, ellerine aldı, -
Yanındaki eyerde acım kıs kıs gülüyordu.
Ama o yanımda kalamadı -
Topu topu bir kısa gün, -
Acım ise artık ilelebet benimle.
 
Aksini yazmamış isem tüm çeviriler bana aittir, isteyen istediği çevirimi alıp, istediği yerde kullanabilir, kendininki gibi gösterebilir. Rahat olun.
Submitted by vodkapivo on Sat, 04/03/2017 - 11:32
Author's comments:

Marina Vladi'nin kitabından üçüncü bölüm:
Provanın sonuna doğru tiyatro binasına giriyorum. Sergey Yutkeviç, bu sabah telefonda bana, Çehov'un aşık olduğu Lika Mizinova rolünü teklif etti. Çekimler aşağı yukarı bir yıl sürecek ve bu beni şüphelerimden arındırıyor. Coşkuyla havalara sıçrayacaksın ve hararetle yalvaracaksın ki rolü kabul edeyim. Bense tekrar tekrar, bunun zor olduğunu, senin inatçının biri olduğunu söylüyorum: rolü kabul etmeliymişim, birbirimizi görebilmek için zamanımızın olacağını, daha da önemlisi, seninle evlenmeme beni ikna edebileceğini söylüyorsun. Ses tonun - şakayla karışık, ama kelimelerin öyle sıcak ki, ruh halin bana sirayet ediyor ve biz işlerin nasıl gelişeceğini hayal etmeye başlıyoruz: küçük çocuklarımı ve elli yıldır Rusya'ya gelmeyen annemi getireceğim, arkadaş olacağız, sık sık görüşeceğiz ve bana yeni şarkılarını söyleyeceksin.
İkimiz de otuz yaşındayız, ben boşanmışım, sen boşanacaksın, önümüzde koca bir ömür. Dikkatli bir şekilde altını çiziyorum: bunların hepsi güzel, ama ben sana aşık değilim! "Önemi yok, - diyorsun, - benden hoşlanmanı sağlayacağım, görürsün". Bu eğlenceli ve kolay muhabbet birkaç gün sürdü ve işte, festival bitmek üzere, Moskova'dan ayrılıyorum, anlaşmayı imzaladım ve çekimler için 1968'in başlarında geri geleceğim.
Zaman ilerliyor. Önce Moskova’dan sıcak bir mektup alıyorum. Sonra, tam da bana neler olduğunu, niye hüzün içinde olduğumu anlamak için düşüncelere dalmışken, bir telefon sesi, üzücü düşüncelerimi kovalıyor. Bu sensin. Sesinin sıcak tınısını işitiyorum ve şu Rusça, bana saygı duyduğum babamı hatırlatan, - ve tüm bunlar boğazıma bir düğüm oluyor. Telefon görüşmesinden sonra, ahizeyi yerine koyuyor ve hüngür hüngür ağlıyorum. “Sen aşıksın, kızım”, diyor annem. Ben başka bir açıklama bulmaya çalışıyorum – “iş çok fazla, yoruldum”, - diyorum - ama ruhumun derinlerinde, haklı olduğunun farkındayım: Seninle görüşmek için sabırsızlanıyorum.

More translations of "Ya nesla svoju bedu.. (Я несла свою беду...)"
Russian → Turkish - vodkapivo
Comments