Boy in the Bubble (превод на турски)

Реклама
Включил/а опцията за проверка на превода
превод на турскитурски
A A

Hava Kabarcığındaki Çocuk

Saat 6:48, eve yürüyordum
Tünel boyu ilerlemiştim, şimdi tamamen yalnızdım
Tabağımda tavuk vardı, ama soğuktu
Yüzümü örttüm, böylece kimse bilemezdi
Bela istemedim, hava kabarcığındaki çocuğum ben
Ama bela beni buldu
 
Annem salona girdiğinde,
"Evlat, sana ne yaptıklarını bana anlatmalısın," dedi
"Yaptığım şeyleri bilmek istemezsin" diye cevap verdim
"Oğlum, vücudunun neden kir pas içinde ve mosmor olduğunu söylemelisin"
"Bela istememiştim," dedim "Hava kabarcığındaki çocuğum ben
Ama bela beni buldu"
 
Ve kalbim deli gibi çarpıyor, göğsüm çığlık atıyordu
Aklım işliyordu, hava dondurucuydu
Ellerimi kaldırdım, ellerimi kaldırdım
Çocuğa kavga için hazır olduğumu söyledim
 
Yumrukla yüzümü, yap şunu, çünkü acıyı seviyorum
Her seferinde adıma sövüyorsun
Laf dalaşına girip tatmin olmak istediğini biliyorum, böyle bir şey olmayacak
Nakavt et beni, yere düştüğümde tekmele
Bu seni sadece hayal kırıklığına uğratır
Şimşek ve gök gürültüsüne gel
Hasar gören sen olacaksın, hasar gören
 
Ona göğüs gerdim
Hızlı bir sol kroşe attı ve burnumu kırdı
Yoğun, kırmızı kanım kıyafetlerimden akıyordu
Ve hasta bir dengesiz gibi görünüyorum, çünkü her şeye rağmen bu hoşuma gitti
"Bela istememiştim," dedim "Hava kabarcığındaki çocuğum ben,
Ama bela beni buldu"
 
Ve kalbim deli gibi çarpıyor, göğsüm çığlık atıyordu
Aklım işliyor, burnum kanıyordu
Ellerimi kaldırdım, ellerimi kaldırdım
Çocuğa kavga için hazır olduğumu söyledim
 
Yumrukla yüzümü, yap şunu, çünkü acıyı seviyorum
Her seferinde adıma sövüyorsun
Laf dalaşına girip tatmin olmak istediğini biliyorum, böyle bir şey olmayacak
Nakavt et beni, yere düştüğümde tekmele
Bu seni sadece hayal kırıklığına uğratır
Şimşek ve gök gürültüsüne gel
Sen sadece hasar verenlerdensin
 
Saat 6:48, eve yürüyordu,
Elinde benim kırılmış burnumun kanıyla birlikte
Ama her gün olduğu gibi, gitmeye korkuyor
Kendi evine dönüyor, çünkü evde babalığı var
Onun sorunları, viskinin hava kabarcığında boğuluyor
O sadece bela arıyor
 
Evet, yaptığı şeylerin özrü yok
Ama evde, uğraştığı bir sürü şey var
Çünkü babası, onun çocukluğundan beri sarhoş
Ve umuyorum ki, bir gün ona söyleyecek:
"Şu hava kabarcıklarını ve kemer tokasını yere bırak,
Delinmiş hava kabarcığındakini"
 
Yumrukla yüzümü, yap şunu, çünkü acıyı seviyorum
Her seferinde adıma sövüyorsun
Laf dalaşına girip tatmin olmak istediğini biliyorum, böyle bir şey olmayacak
Nakavt et beni, yere düştüğümde tekmele
Bu seni sadece hayal kırıklığına uğratır
Şimşek ve gök gürültüsüne gel
Hasar gören sen olacaksın, hasar gören
 
Публикувано от Herhangi biriHerhangi biri в ср., 04/07/2018 - 11:48
Последно редактирано от Herhangi biriHerhangi biri в съб., 10/08/2019 - 12:01
Коментари на автора:

Yanlışlarımı düzeltirseniz sevinirim.

Авторът на този превод е включил опцията за проверка на превода.
Това означава, че той/тя ще се радва да получи поправки, предложения и т.н. относно превода.
Ако имате достатъчно познания и по двата езика от езиковата двойка, моля, остави своите коментари.
английскианглийски

Boy in the Bubble

Коментари
Si - SenaSi - Sena    пон., 19/11/2018 - 17:56

Bubble :baloncuk
Stepped through the gate : bahçe kapısından geçtim
When my mom walked into the living room : annem salona girdiğinde
Air was freezing : hava dondurucuydu
Put my hands up i told this kid I'm ready for a fight : ellerimi kaldırdım ve çocuğa dövüşe hazır olduğumu söyledim
I know you want the satisfaction it's not gonna happen : tatmin olmak istediğini biliyorum bu olmayacak
You're the one who'll suffer : acı çeken sen olacaksın
Well there's no excuse for the things he did but there's a lot at home that he's dealing with : tamam yaptıklarının özrü yok ama evde uğraştığı çok şey var

Herhangi biriHerhangi biri    втор., 20/11/2018 - 13:25

Teşekkürler yorum için.
Bubble kelimesinin geçtiği cümlede Hava kabarcığı olarak çevirmenin daha makul olacağını düşündüm. Çünkü viskinin üzerindeki 'bubble'dan bahsediyoruz, dolayısıyla hava kabarcığı çevirisi gözüme daha iyi gözüktü.

'I know you want the satisfaction...' cümlesinde kendi yorumumu kattım, şarkı çevirilerinin kitap çevirisi misali olduğu gibi yapılmaması fikrindeyim, o yüzden hemen öncesindeki cümlede geçen '...you curse my name' ifadesine bakarak buradaki tatmin olmadan kastın karşısındakinin ettiği küfürlere karşılık vermek olduğunu düşündüm.
Diğer ifadeleri düzelttim, yanlışsam söyleyin lütfen. Teşekkürler tekrardan.

Si - SenaSi - Sena    втор., 20/11/2018 - 13:30

Evet kesinlikle birebir kelime çevirisi ben de sevmiyorum, katılıyorum. O zamana yorumunuza sağlık, ben teşekkür ederim benim düzeltmelerime de yer verdiğiniz için.
Not: Alec'in bayağı bir Türk hayranı var galiba, belki biraz konser baskısı yapmalıyız haha :))