Il tavolo d’avorio (превод на Турски)

Advertisements
Италиански

Il tavolo d’avorio

Se vai nelle case ricche,
la cena non sa di niente,
il pesce non sa di niente,
la carne non sa di niente;
persino profumi e fiori
emanano solo puzza
se non ci si siede tutti
a un tavolo d’avorio.
 
Un tavolo d’avorio
su un leopardo d’avorio
con la bocca spalancata,
una bocca smisurata;
un tavolo comprato
alle porte d’Egitto,
un bel tavolo elegante
fatto con denti d’elefante.
 
A me, che non ho d’avorio
nemmeno pedine e dadi,
né manici di coltelli
(son d’osso persino quelli)
non è capitato mai
di avere pietanze marce;
per me non è mai un disastro
il sapore di un pollastro.
 
Non ho il tavolo d’avorio
su un leopardo d’avorio
con la bocca spalancata,
una bocca smisurata;
non ho il tavolo comprato
alle porte d’Egitto,
un bel tavolo elegante
fatto con denti d’elefante.
 
Mi manca persino un servo
che squarti montoni e lepri,
che squarti manzi e maiali
con tecniche speciali;
però, quando mangio io,
nell’aria senti un profumo,
un profumo che si afferra
per tutta la Suburra.2
 
Non ho il tavolo d’avorio
su un leopardo d’avorio
con la bocca spalancata,
una bocca smisurata;
non ho il tavolo comprato
alle porte d’Egitto,
un bel tavolo elegante
fatto con denti d’elefante.
 
Non ho il tavolo d’avorio
su un leopardo d’avorio
con la bocca spalancata,
una bocca smisurata;
non ho il tavolo comprato
alle porte d’Egitto,
un bel tavolo elegante
fatto con denti d’elefante.
 
Пуснато от Stefano8Stefano8 в Пет, 29/01/2016 - 20:33
превод на Турски
Подравни параграфите
A A

Fildişi masa

Zengin evlere gidersen
tatsız tuzsuzdur akşam yemeği,
balığı balığa benzemez
eti ete
parfümleri ve çiçekleri bile
pis kokar olsa olsa
oturmazsa eğer herkes
fildişi bir masaya.
 
Fildişi bir masa,
fildişi leoparın üstünde,
ağzı iyice açık,
dev bir ağız;
Mısır kapılarında
satın alınmış bir masa,
güzel bir masa, şık,
fil dişleri ile yapılmış.
 
Gerçi benim fildişi
piyonum ve zarım bile yok
ya da bıçak saplarım
(bunlar bile kemikten),
ama hiç denk gelmedim
çürümüş yiyeceklere;
ben asla yüksünmem
bir tavuğun tadından.
 
Fildişi masam yok benim,
fildişi leoparın üstünde,
ağzı iyice açık,
dev bir ağız;
Mısır kapılarında
satın alınmış bir masa,
güzel bir masa, şık,
fil dişleri ile yapılmış.
 
Bir uşağım bile yok,
koyun ve tavşanları parçalara ayıran
geyik ve domuzları parçalara ayıran
özel tekniklerle;
ama ben yediğim zaman,
havada güzel bir koku duyarım,
bir koku ki, hissedilir
bütün Suburra’da. 2
 
Fildişi masam yok benim,
fildişi leoparın üstünde,
ağzı iyice açık,
dev bir ağız;
Mısır kapılarında
satın alınmış bir masa,
güzel bir masa, şık,
fil dişleri ile yapılmış.
 
Fildişi masam yok benim,
fildişi leoparın üstünde,
ağzı iyice açık,
dev bir ağız;
Mısır kapılarında
satın alınmış bir masa,
güzel bir masa, şık,
fil dişleri ile yapılmış.
 
  • 1. Şarkının esin kaynağı, Juvenalis’in XI. Yergisidir.
  • 2. Suburra: Eski Roma’da kalabalık bir mahalle.
Пуснато от ГостГост в Срд, 20/02/2019 - 13:56
Още преводи на "Il tavolo d’avorio"
Турски Guest
See also
Коментари