Advertisement

Big Girls Don't Cry (Turkish translation)

Advertisement
Turkish translation

Büyük Kızlar Ağlamaz

Da da da da
Teninin kokusu üzerimde oyalanıyor
Muhtemelen şehrine geri dönen uçaktasın
Korunmak için bir sığınağa ihtiyacım var bebeğim
Kendimle olmaya, kendimde olmaya, dürüstçe
Barış, sükunet
 
(Nakarat)
Umarım biliyorsundur, umarım biliyorsundur
Bunun seninle alakalı olmadığını
Bu kişisel bir şey, kendim ve ben
Bir şeyleri yoluna koymalıyız
Ve seni bir çocuğun battaniyesini özlemesi gibi özleyeceğim
Ama hayatımda bir şeyleri yoluna koymalıyım
Şimdi büyük bir kız olma vakti
Ve büyük kızlar ağlamaz
Ağlamaz
Ağlamaz
Ağlamaz
 
Yürüdüğüm bu yolda
Yalnız gitmeliyim
Tamamen büyüyene kadar bebek adımlarıyla yol almalıyım
Peri masalları her zaman mutlu sonla bitmezler, değil mi?
Ve eğer kalırsam karanlığı önceden görüyorum
 
(Nakarat)
 
Okul bahçesindeki küçük okul arkadaşları gibi
Köşe kapmaca ve kart oynayacağız
Ben senin en iyi arkadaşın olacağım, sen de benim
Sevgilim
Evet, eğer sen de istersen elimi tutabilirsin
Çünkü ben de seninkileri tutmak istiyorum
Oyun arkadaşları olacağız ve aşıklar ve gizli dünyamızı paylaşacağız
Ama şimdi benim için eve gitme vakti
Geç oldu, dışarısı karanlık
Kendimle ve kendim olmam gerek, dürüstçe
Barış, sükunet
 
(Nakarat)
 
Submitted by maybe on Thu, 11/07/2013 - 19:40
English

Big Girls Don't Cry

Comments
Guest    Thu, 11/07/2013 - 20:03

Çeviri için teşekkürler Regular smile galiba gözünüzden kaçtı;
I hope you know,
That this has nothing to do with you.
Umarım biliyorsundur,
Seninle yapacak hiçbir şeyimin olmadığını.(Sizin çeviriniz)

I hope you know,
That this has nothing to do with you.
Bunun seninle alakalı olmadığını umarım biliyorsundur.
'have nothing to do (with)' olarak kullanılmış Regular smile