Bin Yıl (English translation)

Advertisements
Turkish

Bin Yıl

gittin bu şehirden bir gün ansızın
yağmurlarda yalnız islanıyorum
bilemez derdimi senden başkası
her saatte bin yıl yaşlanıyorum
 
hayaller rüyalar hep kaldı yarım
gün gün çoğalıyor kalp ağrılarım
bilemem ben böyle nasıl yaşarım
her saatte bin yıl yaşlanıyorum.
 
günü aya yıla eklemek
ömür boyu bu nasıl şey beklemek
sevmeyen bilemez hasret ne demek
her saatte bin yıl yaşlanıyorum
 
Submitted by 2tamdurum2tamdurum on Fri, 23/09/2016 - 19:21
English translation
Align paragraphs
A A

A thousand years

You left this city one day all of a sudden.
I am getting wet in the rain alone.
No one else can know my pain apart from you.
Every hour I am aging a thousand years.
 
My dreams and visions have been cut in half.
Day by day my heart is more in pain.
I do not know how I can live like this.
Every hour I am aging a thousand years.
 
The days and months and years joining up.
How to wait a whole life like that.
Those who do not love cannot know the meaning of longing.
Every hour I am aging a thousand years.
 
Submitted by Heiko GerhauserHeiko Gerhauser on Fri, 23/11/2018 - 22:01
Added in reply to request by GemwsGemws
See also
Comments