Advertisements

Su Kasidesi (Turkish translation)

Turkish (Ottoman)
A A

Su Kasidesi

Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su
Kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çâre su
 
Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
Yâ muhît olmış gözümden günbed-i devvâra su
 
Zevk-ı tîğundan aceb yoh olsa gönlüm çâk çâk
Kim mürûr ilen bırağur rahneler dîvâra su
 
Vehm ilen söyler dil-i mecrûh peykânun sözin
İhtiyât ilen içer her kimde olsa yara su
 
Suya virsün bâğ-bân gül-zârı zahmet çekmesün
Bir gül açılmaz yüzün tek virse min gül-zâra su
 
Ohşadabilmez gubârını muharrir hattuna
Hâme tek bahmahdan inse gözlerine kara su
 
Ârızun yâdıyla nem-nâk olsa müjgânum n'ola
Zayi olmaz gül temennâsıyla virmek hâra su
 
Gam güni itme dil-i bîmârdan tîgun dirîğ
Hayrdur virmek karanu gicede bîmâra su
 
İste peykânın gönül hecrinde şevkum sâkin it
Susuzam bir kez bu sahrâda menüm-çün ara su
 
Men lebün müştâkıyam zühhâd kevser tâlibi
Nitekim meste mey içmek hoş gelür hûş-yâra su
 
Ravza-i kûyuna her dem durmayup eyler güzâr
Âşık olmış galibâ ol serv-i hoş-reftâra su
 
Su yolın ol kûydan toprağ olup dutsam gerek
Çün rakîbümdür dahı ol kûya koyman vara su
 
Dest-bûsı ârzûsıyla ger ölsem dostlar
Kûze eylen toprağum sunun anunla yâra su
 
Serv ser-keşlük kılur kumrî niyâzından meger
Dâmenin duta ayağına düşe yalvara su
 
İçmek ister bülbülün kanın meger bir reng ile
Gül budağınun mizâcına gire kurtara su
 
Tıynet-i pâkini rûşen kılmış ehl-i âleme
İktidâ kılmış târîk-i Ahmed-i Muhtâr'a su
 
Seyyid-i nev-i beşer deryâ-ı dürr-i ıstıfâ
Kim sepüpdür mucizâtı âteş-i eşrâra su
 
Kılmağ içün tâze gül-zârı nübüvvet revnakın
Mu'cizinden eylemiş izhâr seng-i hâra su
 
Mu'cizi bir bahr-ı bî-pâyân imiş âlemde kim
Yetmiş andan min min âteş-hâne-i küffara su
 
Hayret ilen barmağın dişler kim itse istimâ
Barmağından virdügin şiddet günü Ensâr'a su
 
Dostı ger zehr-i mâr içse olur âb-ı hayât
Hasmı su içse döner elbette zehr-i mâra su
 
Eylemiş her katreden min bahr-ı rahmet mevc-hîz
El sunup urgaç vuzû içün gül-i ruhsâra su
 
Hâk-i pâyine yetem dir ömrlerdür muttasıl
Başını daşdan daşa urup gezer âvâre su
 
Zerre zerre hâk-i dergâhına ister sala nûr
Dönmez ol dergâhdan ger olsa pâre pâre su
 
Zikr-i na'tün virdini dermân bilür ehl-i hatâ
Eyle kim def-i humâr içün içer mey-hâra su
 
Yâ Habîballah yâ Hayre'l beşer müştakunam
Eyle kim leb-teşneler yanup diler hemvâra su
 
Sensen ol bahr-ı kerâmet kim şeb-i Mi'râc'da
Şebnem-i feyzün yetürmiş sâbit ü seyyâra su
 
Çeşme-i hurşîdden her dem zülâl-i feyz iner
Hâcet olsa merkadün tecdîd iden mimâra su
 
Bîm-i dûzah nâr-ı gam salmış dil-i sûzânuma
Var ümîdüm ebr-i ihsânun sepe ol nâra su
 
Yümn-i na'tünden güher olmış Fuzûlî sözleri
Ebr-i nîsândan dönen tek lü'lü şeh-vâra su
 
Hâb-ı gafletden olan bîdâr olanda rûz-ı haşr
Eşk-i hasretden tökende dîde-i bîdâra su
 
Umduğum oldur ki rûz-ı haşr mahrûm olmayam
Çeşm-i vaslun vire men teşne-i dîdâra su
 
Submitted by esraa.esraa. on Fri, 30/10/2020 - 11:03
Turkish translationTurkish
Align paragraphs

Su Kasidesi

Ey göz! Gönlümdeki ateşlere göz yaşımdan su saçma ki,
Bu kadar tutuşan ateşlere su fayda vermez
 
Şu dönen gök kubbenin rengi su rengi midir; yoksa gözümden akan sular,
Göz yaşları mı şu dönen gök kubbeyi kaplamıştır, bilemem
 
Senin kılıca benzeyen keskin bakışlarının zevkinden benim gönlüm parça parça olsa buna şaşılmaz.
Nitekim akarsu da zamanla duvarda, yarlarda yarıklar meydana getirir
 
Yarası olanın suyu ihtiyatla içmesi gibi, benim yaralı gönlüm de senin ok temrenine,
Ok ucuna benzeyen kirpiklerinin sözünü korka korka söyler
 
Bahçıvan gül bahçesini sele versin, boşuna yorulmasın;
Çünkü bin gül bahçesine su verse de senin yüzün gibi bir gül açılmaz
 
Hattatın beyaz kâğıda bakmaktan, kalem gibi, gözlerine kara su inse yazısını,
Senin yüzündeki tüylere benzetemez.
 
Senin yanağının anılması sebebiyle kirpiklerim ıslansa ne olur, buna şaşılır mı?
Zira gül elde etmek dileği ile dikene verilen su boşa gitmez
 
Gamlı günümde hasta gönlümden kılıç gibi keskin olan bakışını esirgeme;
Zira karanlık gecede hastaya su vermek hayırlı bir iştir.
 
Gönül! Onun ok temrenine benzeyen kirpiklerini iste
ve onun ayrılığında duyduğum hararetimi yatıştır, söndür.
Susuzum bu defa da benim için su ara.
 
Nasıl sarhoşa şarap içmek, aklı başında olana da su içmek hoş geliyorsa,
Ben senin dudağını özlüyorum, sofular da kevser istiyorlar.
 
Su, her zaman senin Cennet misâli mahallenin bahçesine doğru akar.
Galiba o hoş yürüyüşlü, hoş salınışlı; serviyi andıran sevgiliye aşık olmuş.
 
Topraktan bir set olup su yolunu o mahalleden kesmeliyim,
Çünkü su benim rakibimdir, onu o yere bırakamam.
 
Dostlarım! Şayet onun elini öpme arzusuyla ölürsem,
Öldükten sonra toprağımı testi yapın ve onunla sevgiliye su sunun.
 
Servi kumrunun yalvarmasından dolayı dikbaşlılık ediyor.
Onu ancak suyun eteğini tutup ayağına düşmesi kurtarabilir.
 
Gül fidanı bir hile ile bülbülün kanını içmek
istiyor; bunu engelleyebilmek için
Suyun gül dallarının damarlarına girerek gül ağacının mizacını
değiştirmesi gerekir.
 
Su Hz. Muhammed'in yoluna uymuş
Dünya halkına temiz yaratılışını açıkça göstermiştir.
 
İnsanların efendisi, seçme inci denizi mucizeleri
Kötülerin ateşine su serpmiştir.
 
Katı taş, Peygamberlik gül bahçesinin parlaklığını tazelemek için
Mucizesinden dolayı su meydana çıkarmıştır.
 
Peygamberimiz'in mucizeleri dünyada uçsuz bucaksız bir deniz gibi imiş ki, ondan,
Ateşe tapan kâfirlerin binlerce mâbedine su ulaşmış ve onları söndürmüştür.
 
Mihnet günü Ensâr'a parmağından su verdiğini
Kim işitse hayret ile parmağını ısırır.
 
Dostu yılan zehri içse âb-ı hayat olur.
Aksine düşmanı da su içse elbette yılan zehrine döner.
 
Abdest çin el uzatıp gül yanaklarına su vurunca
Her bir su damlasından binlerce rahmet denizi dalgalanmıştır.
 
Su ayağının toprağına ulaşayım diye başını taştan taşa vurarak ömürler boyu,
Durmaksızın başıboş gezer.
 
Su, onun eşiğinin toprağına zerrecikler halinde ışık salmak ister.
Eğer parça parça da olsa o eşikten dönmez.
 
Sarhoşlar içkiden sonra gelen bat adrysını gidermek için nasıl su içerlerse,
Günahkârlar da senin na'tının zikrini dillerinde tekrarlamayı derman bilirler.
 
Ey Allah'ın sevgilisi! Ey insanların en hayırlısı!
Susamışların yanıp dâimâ su diledikleri gibi seni özlüyorum.
 
Sen o kerâmet denizisin ki mi'râc gecesinde feyzinin çiyleri sabit yıldızlara
Ve gezegenlere su ulaştırmış.
 
Kabrini yenileyen mimara su lazım olsa,
Güneş çeşmesinden her an bol bol saf, tatlı ve güzel su iner.
 
Cehennem korkusu, yanık gönlüme gam ateşi salmış,
O ateşe, senin ihsan bulutunun su serpeceğinden ümitliyim.
 
Seni övmenin bereketinden dolayı Fuzûlî'nin sözleri,
Nisan bulutundan düşüp iri inciye dönen su gibi birer inci olmuştur.
 
Kıyamet günü olduğu zaman, gaflet uykusundan uyanan düşkün göz,
Hasretten su döktüğü zaman
 
O mahşer günü, güzel yüzüne susamış olan bana vuslat çeşmenin su vereceğini,
Beni mahrum bırakmayacağını ummaktayım.
 
Thanks!
thanked 12 times

Please don't use the translation without permission, if you use, specify source. Don't hesitate to say if I have a mistake. If you liked the translation, you can thank.

Lütfen çeviriyi izinsiz kullanmayın, kullanırsanız kaynak belirtin. Bir hatam varsa söylemekten çekinmeyin. Çeviriyi beğendiyseniz teşekkür edebilirsiniz.

Submitted by esraa.esraa. on Fri, 30/10/2020 - 12:23
Last edited by esraa.esraa. on Fri, 16/04/2021 - 22:49
5
Your rating: None Average: 5 (2 votes)
Comments
uniquenessuniqueness    Sun, 22/11/2020 - 17:32
5

Anlamak bugüne nasipmiş; emeğinize sağlık hocam.

esraa.esraa.    Sun, 22/11/2020 - 17:49

Teşekkür ederim hocam Regular smile

esraa.esraa.    Thu, 06/05/2021 - 17:33

Çok teşekkür ederim, beğenmene sevindim 🌼🥰🤗

Read about music throughout history