Advertisements

Willy's Lady (Turkish translation)

English
English
A A

Willy's Lady

King Willy, he's sailed over the raging foam
He's wooed a wife and he's brought her home
He's wooed her for her long golden hair
His mother wrought her a mighty care
 
A weary spell she's laid on her
She'd be with child for long and many's a year
But the child would she never bear
And in her bower, she lies in pain
 
King Willy at her bedhead, he do stand
As down his cheeks, the salten tears do run
King Willy back to his mother he did run
And he's gone there as a begging son
 
«My true love has this fine noble steed!»
The like of which you ne'er did see
At every part of this horse's mane
There's hanging fifty silver bells and ten
 
There's hanging fifty bells and ten
This goodly gift shall be your own
If back to my own true love you'll turn again
That she might bear her baby son
 
Of the child, she'll never lighter be
Nor from sickness will she e'r be free
But she will die and she will turn to clay
And you will wed with another maid
 
Sighing says this weary man
As back to his own true love he's gone again
«I wish my life was at an end!»
King Willy back to his mother he do run
 
And he's gone there as a begging son
«Me true love has this fine golden girdle
Set with jewels all about the middle!»
At every part of this girdle's hem
 
There's hanging fifty silver bells and ten
There's hanging fifty bells and ten
This goodly gift shall be your own
If back to my own true love you'll turn again
 
That she might bear her baby son
Oh, of the child, she'll never lighter be
Nor from sickness will she e'r be free
But she will die and she will turn to clay
 
And you will wed with another maid
Sighing says this weary man
As back to his own true love he's gone again
«I wish my life was at an end!»
 
Then up and spoke his noble Queen
And she has told King Willy of a plan
How she might bear her baby son
Says «You must go get you down to the marketplace!»
 
And you must buy you a loaf of wax
And you must shape it as a babe that is to nurse
And you must make two eyes of glass
And ask your mother to a Christening day
 
And you must stand just as close as you can be
That you can hear what she do say
King Willy, he's gone down to the marketplace
And he has bought him a loaf of wax
 
And he has shaped it as a babe that is to nurse
And he has made two eyes of glass
He asked his mother to a Christening day
And he has stood just as close as he could be
 
That he might hear what she did say
How she scorn, and how she swore
She spied the babe where no babe could be before
She spied the babe where none could be before
 
Says: «Who was it, who undid the nine witch knots,
Braided in amongst this Lady's locks?»
«And who was it, who took out the combs of care,
Hidden in amongst this Lady's hair?»
 
«And who was it slew the master kid,
That ran and slept all beneath this Lady's bed?»
That ran and slept all beneath her bed
«And who was it unlaced her left shoe,
 
And who was it that let her lighter be,
That she might bear her baby boy?»
And it was Willy who undid the nine witch knots
Braided in amongst this Lady's locks
 
And it was Willy who took out the combs of care
Hidden in amongst this Lady's hair
And it was Willy the master kid did slay
And it was Willy who unlaced her left foot shoe
 
And he has let her lighter be
And she has born of a baby son
And greater the blessings that be them upon!
And greater the blessings them upon!
 
Submitted by TelveTelve on Wed, 23/06/2021 - 21:41
Turkish translationTurkish (commented)
Align paragraphs

Willy'nin Hanımı

Kral Willy, köpüren azgın sulara doğru yelken açmıştı
Hanımın birine kur yapmış ve onu evine getirmişti
Ama sadece uzun sırma saçları için kur yapmıştı ona
Annesi ise hanıma muazzam bir büyü yapmıştı
 
Ona bitkinlik, sıkıntı verecek türden
Çocuğuyla mutlu mesut yaşayıp gidecekti halbuki
Amma velakin hiç doğuramayacağı söylendi ona
Ve çardakta öylece acı içinde kıvranarak yattı
 
Kral Willy onun yatak başında dikiliyordu
Ve yanaklarından tuzlu gözyaşları dökülürken
Kral Willy bir hışımla koştu annesine
Ve ayaklarına kapandı, yalvardı annesine
 
Dedi ki: «Gerçek aşkımın heybetli bir küheylanı var!»
Hayatında daha önce hiç görmediğin türden
Ve bu atın yelesinin her kısmında
Şıkır şıkır sallanan elli gümüş çan var
 
Şıkır şıkır sallanan elli gümüş çan var
Bu azametli hediye senin olacak
Eğer benim gerçek aşkıma geri dönersen tabii
Ki yavrucağını doğurabilsin artık
 
Çocuğu doğurarak eline bir şey geçmeyecek
Ne bela, ne sıkıntı peşini bırakmayacak onun
Ama ahireti boylayacak ve kile dönüşecek
Sen de gidip başka bir hanımla evleneceksin
 
Sonra iç çekerek dedi ki bu bitap adam
Gerçek aşkının yanına giderken yine
«Ölseydim de bugünleri görmeseydim!»
Kral Willy bir hışımla koştu annesine
 
Ve ayaklarına kapandı, yalvardı annesine
«Gerçek aşkımın ortası mücevherler
İle çevrili altından bir kuşağı var!»
Ve bu kuşağın kenarının her kısmında
 
Şıkır şıkır sallanan elli gümüş çan var
Şıkır şıkır sallanan elli çan var
Bu azametli hediye senin olacak
Eğer benim gerçek aşkıma geri dönersen tabii
 
Ki yavrucağını doğurabilsin artık
Ah, çocuğu doğurarak eline bir şey geçmeyecek ama
Ne bela, ne sıkıntı peşini bırakmayacak onun
Ama ahireti boylayacak ve kile dönüşecek
 
Sen de gidip başka bir hanımla evleneceksin
Sonra iç çekerek dedi ki bu bitap adam
Gerçek aşkının yanına giderken yine
«Ölseydim de bugünleri görmeseydim!»
 
Sonrasında asil Kraliçesi ayağı kalktı ve konuştu
Ve Kral Willy'e bir planı olduğundan bahsetti
Onun çocuğunu nasıl doğurabileceği ile ilgili
Dedi ki: «Hemen pazar yerine gitmen gerek!»
 
Ve bir somun mum alman
Ve o mumu emzirilebilecek bir bebek haline getirmen
Ve iki parça cam alman
Ve anneni vaftiz törenine gelmeye ikna etmen
 
Ve annene olabildiğince yakın durman
Ki onun ne dediğini duyabilesin
Kral Willy pazar yerinin yolunu tuttu
Ve Kraliçenin söylediği bir somun mumu aldı
 
Ve sonra da onu emzirilebilecek bir bebek haline getirdi
Ve iki parça cam yaptı
Annesini vaftiz törenine gelmeye ikna etti
Ve annesine olabildiğince yakın durdu
 
Onun ne dediğini duyabilsin diye
Nasıl hor gördüğünü ve ne lanetler ettiğini
Daha önce hiçbir bebeğin olamayacağı yerde bebeği gözledi
Daha önce hiç kimsenin olamayacağı yerde bebeği gözledi
 
Dedi ki: «Kim yaptı bunu, dokuz cadı düğümlerini kim açtı,
Bu hanımın kahküllerinin arasına örülen?»
Ve hanginiz büyünün taraklarını çıkardı,
Bu hanımın saçlarının arasına saklanmış olan?»
 
Ve hanginiz efendiyi öldürdü de
Bu hanımın yatağına koşup altında yattı?
Onun yatağına koşup altında yattı
«Ve hanginiz onun sol ayakkabısının bağcığını gevşetti?
 
Ve hanginiz onun çocuğunu doğurmasının
Onun eline bir şey geçireceğine inandırdı?»
Ve dokuz cadı düğümlerini açan Willy idi
Bu hanımın kahküllerinin arasına örülen
 
Ve büyünün taraklarını çıkaran
Bu hanımın saçlarının arasına saklanmış olan
Ve efendiyi öldüren
Ve onun sol ayakkabısının bağcığını gevşeten
 
Ve kızın kalbini ferahlattı
Ve kız sonunda çocuğunu doğurdu
Ve bereketlerin en bolu onların olsun!
Ve bereketlerin en bolu onların olsun!
 
Thanks!
thanked 2 times
Submitted by TelveTelve on Wed, 23/06/2021 - 23:12
Last edited by TelveTelve on Tue, 29/06/2021 - 01:24
5
Your rating: None Average: 5 (2 votes)
The Bedlam Boys: Top 3
Comments
callmevilgcallmevilg    Fri, 25/06/2021 - 16:54
5

Kelimeler kifayetsiz kalıyor...

TelveTelve    Fri, 25/06/2021 - 16:55

Yorumunuza da öyle, Editör Hanım...

Read about music throughout history