Publicité

Dorozhnaja istorija (Дорожная история) (traduction en turc)

  • Artiste: Vladimir Vysotsky (Владимир Высоцкий)
  • Chanson: Dorozhnaja istorija (Дорожная история) 4 traductions
  • Traductions: allemand, hébreu, polonais, turc

Dorozhnaja istorija (Дорожная история)

Я вышел ростом и лицом -
Спасибо матери с отцом,-
С людьми в ладу - не понукал, не помыкал,
Спины не гнул - прямым ходил,
Я в ус не дул, и жил как жил,
И голове своей руками помогал...
 
Но был донос и был навет -
Кругом пятьсот и наших нет,-
Был кабинет с табличкой: "Время уважай",-
Там прямо без соли едят,
Там штемпель ставят наугад,
Кладут в конверт - и посылают за Можай.
 
Потом - зачет, потом - домой
С семью годами за спиной,-
Висят года на мне - ни бросить, ни продать.
Но на начальника попал,
Который бойко вербовал,-
И за Урал машины стал перегонять.
 
Дорога, а в дороге - МАЗ,
Который по уши увяз,
В кабине - тьма, напарник третий час молчит,-
Хоть бы кричал, аж зло берет -
Назад пятьсот, пятьсот вперед,
А он - зубами "Танец с саблями" стучит!
 
Мы оба знали про маршрут,
Что этот МАЗ на стройках ждут,-
А наше дело - сел, поехал - ночь, полночь!
Ну надо ж так - под Новый год -
Назад пятьсот, пятьсот вперед,-
Сигналим зря - пурга, и некому помочь!
 
"Глуши мотор,- он говорит,-
Пусть этот МАЗ огнем горит!"
Мол, видишь сам - тут больше нечего ловить.
Мол, видишь сам - кругом пятьсот,
А к ночи точно - занесет,-
Так заровняет, что не надо хоронить!..
 
Я отвечаю: "Не канючь!"
А он - за гаечный за ключ,
И волком смотрит (Он вообще бывает крут),-
А что ему - кругом пятьсот,
И кто кого переживет,
Тот и докажет, кто был прав, когда припрут!
 
Он был мне больше, чем родня -
Он ел с ладони у меня,-
А тут глядит в глаза - и холодно спине.
А что ему - кругом пятьсот,
И кто там после разберет,
Что он забыл, кто я ему и кто он мне!
 
И он ушел куда-то вбок.
Я отпустил, а сам - прилег,-
Мне снился сон про наш "веселый" наворот:
Что будто вновь кругом пятьсот,
Ищу я выход из ворот,-
Но нет его, есть только вход, и то - не тот.
 
...Конец простой: пришел тягач,
И там был трос, и там был врач,
И МАЗ попал куда положено ему,-
И он пришел - трясется весь...
А там - опять далекий рейс,-
Я зла не помню - я опять его возьму!
 
Commentaires:

1972

traduction en turcturc
Aligner les paragraphes
A A

Bir Yol Hikayesi

Eli ayağı düzgün, boylu poslu doğmuşum,
Teşekkürler anne, teşekkürler baba, sağolun,-
İyi geçindim insanlarla, oflamadım, puflamadım,
Çıkarmadım kamburumu - doğru dürüst adımladım,
Kimselerden korkmadım, nasıl yaşadıysam öyle yaşadım,
Ve bir başım için iki elimle çalıştım da çalıştım...
 
İhbar da edildim, iftirayı da yaşadım -
Her yana beş yüz, tanıdık kimse yok,-
Kabinde bir yazı: "Zamana saygı göster",-
Orada dolandırmadan tuzsuz yerler,
Orada damgayı göz kararı basarlar,
Zarfa koyar - ve Mojay ardına gönderirler. *
 
Sonra - hesaplaşma, sonra - eve,
Tam yedi yıl bıraktım ardımda,-
Yıllar bindi omzuma - atamadım, satamadım.
Ama öyle bir şefe düştüm ki,-
Tam işin erbabı - "askere gönüllü yazıcı",
Ural'ın ötesine araba götürmeye başladım.
 
Yol, yolda da bir MAZ, **
Bu kaçıncı boğazına kadar batmak,
Kabin karanlık, üç saattir yanımdakinden ses yok,
En azından bağırsın - kin tutuyor -
Geriye gitsen - beş yüz, ilerisi - beş yüz,
Dişleriyle "kılıç-kalkan" oynuyor!
 
İkimiz de biliyorduk bu hattı,
Şantiyelerde bu MAZ bekleniyordu,-
Bizim işimiz - otur, gazla, geceymiş, gece yarısıymış!
İşe bak, tam da yılbaşı arefesi -
Geriye gitsen - beş yüz, beş yüz - ilerisi -,
Boşa kornaya basıyoruz - kime ne fayda - kar fırtınası!
 
"Sustur motoru,- diyor,-
Ateşlerde yansın bu MAZ!"
Görmüyor muşum - burada yapacak bir şey kalmamış.
Görmüyor muşum - her yöne beş yüzmüş,
Gece yaklaşıyormuş, mutlaka savrulur gidermiş,-
Yerle bir olurmuş, gömmeye bile gerek yokmuş.
 
Ben cevap veriyorum: "Sızlanma!"
O ise - İngiliz anahtarının, levyenin peşinde,
Kurt gibi bakıyor (Bazen anasının gözüdür),-
Ne yapsın - her yöne beş yüz,
Artık kim kimin üstesinden gelirse,
Kimin haklı olduğunu göreceğiz, yardım geldiğinde!
 
O bana yakınlarımdan bile yakındı -
Benim elimden yedi, benim elimde yetişti,-
Şimdi burada gözümün içine bakıyor - arkamda soğuk.
Ne yapsın - her yöne beş yüz,
Kimin kim olduğunu ise sonradan anlar,
Unuttu şimdi - kimim ben ona, ve kim o bana!
 
Sonunda gitti yan tarafa doğru.
Bıraktım onu ve biraz uzandım,-
Rüyama bizim "neşeli" maceramız girdi:
Sanki yine her yöne beş yüzmüş,
Ben bir çıkış yolu arıyormuşum,
Ama yokmuş, sadece giriş varmış, ve giriş yanlışmış.
 
...Hikayenin sonu basit: Bir çekici geldi,
Halat var, doktor var,
MAZ layık olduğu yere düştü,-
Ve bizimki de geldi, her yanı titriyor...
Orada da yine uzun bir yol var,-
Ama ben kin tutmam - onu yine yanıma alırım.
 
Aksini yazmamış isem tüm çeviriler bana aittir, isteyen istediği çevirimi alıp, istediği yerde kullanabilir, kendininki gibi gösterebilir. Rahat olun.
Publié par vodkapivovodkapivo le Jeu, 29/01/2015 - 14:29
Commentaires de l’auteur·e :

Birkaç küçük ifade değişikliği yapılmıştır.

* Bizde düşman denize dökülür; onlarda düşman Mojay'ın arkasına defedilir.

** МАЗ - Emektar bir Rus kamyonu.

Plus de traductions de « Dorozhnaja istorija ... »
Expressions dans « Dorozhnaja istorija ... »
Commentaires