Lost on You (तुर्की में अनुवाद)

Advertisements
तुर्की में अनुवादतुर्की
A A

Yitik Sende

संस्करण: #1#2#3#4#5#6
Yaşlanınca, sıradanlaşınca, artık uslanınca
Hatırlayacak mısın, atlattığımız tehlikeleri?
 
Ateşteki korlar gibi yanıyor, düşüyor, narin
Özlüyoruz asla teslim olmadığımız günleri
Yıllar öncesini
Farkında olacak mısın peki? ***
 
Yorma kendini, çünkü zaman akıyor*
Tüm istediğim sen oldun hep
 
Asla cennete gitmeyeceğim çünkü bilmiyorum nasıl gideceğimi
Bir iki kadeh kaldıralım haydi
Sende yitirdiklerime
Ooo
Söylesene yitirdim mi onları sende?
Ooo
 
Çünkü rahatça terk edebilirdin beni
Oh
Sende yitirdiğim onca şeyden sonra
Onlar yitik mi sende?
 
Oh
Onlar yitik mi sende?
Oh
Bebeğim, onlar yitik mi sende?
Yitik mi sende?
 
Keşke görebilseydim entrikaları
Anlayabilseydim yükünü beklentilerin, kafanda dönen
Sarıl bana sabrını hiç kaybetmemiş gibi
Söyle; beni, bunca zaman nefret ettiğinden çok sevdiğini
Ve hala benim olduğunu
 
O yüzden salla gitsin, çünkü zaman geçiyor
Tek istediğim sendin hep
 
Cennetten içelim biraz, çevirebilir bu durumu tersine**
Kaldıralım bir iki kadeh
Sende yitirdiklerime
Ooo
Söylesene yitirdim mi onları sende?
Ooo
 
Sonuçta yol verebilirdin bana
Oh
Sende yitirdiğim onca şeyden sonra
Yitik mi onlar sende?
 
Oh
Onlar yitik mi sende?
Oh
Bebeğim, onlar yitik mi sende?
Yitik mi sende?
 
Kaldıralım bir iki kadeh
Sende yitirdiklerime
Ooo
Söylesene yitirdim mi onları sende?
Ooo
 
Sonuçta yol verebilirdin bana
Sende yitirdiğim onca şeyden sonra
Onlar yitik mi sende?
Yitik mi sende?
 
zey-chanzey-chan द्वारा गुरु, 22/02/2018 - 01:23 को जमा किया गया
आख़िरी बार शुक्र, 23/02/2018 - 18:13 को zey-chanzey-chan द्वारा संपादित
लेखक के कमेन्ट:

* "Sende varsa tüttür" yani "Sigaranız varsa yakın" anlamındaki bu deyim askeri bir deyim ve eskiden Amerikan ordusunda ateş yaktıkları zaman askerleri sigaralarını yakıp dinlenmeleri için çağırdıklarında anons edilen yani mola vermeleri için kullanılan bir kalıptan geliyor. "Salla gitsin, keyfine bak, boşver, rahatına bak, çok da uğraşma bu kadar dert etme" gibi anlamlarda kullanılıyor.
Aslında tam olarak bizdeki "Aşıksan vur saza, şöförsen bas gaza" gibi mesleki ve esprili bir deyim.

It's going down; aslında tam karşılığı "bitiyor, tükeniyor". Herhangi bir olay için şu anda yaşanıyor, devam ediyor, akıyor, geçip gidiyor anlamında kullanılıyor. Örneğin; Hadi kalk dans edelim parti bitiyor"

**Ever değil heaven olacak. Buraya yanlış aktarılan sözlerin doğrusu bu;
https://twitter.com/iamlp/status/811109383828488192?lang=en

Şarkıdaki genel "lost on you" nakaratının anlamı üzerine;
İngilizcede belli olmuyor ama Türkçe'de "mi" soru ekini koyduğumuz yere göre anlam değişiyor. Eğer "Sende mi yitirdim onları" diye çevirseydim anlam tamamen değişecekti. İlk teşebbüsüm de buydu esasen. Yani "yaşımız geçiyor, insan olarak heyecanımız tutkumuz tükeniyor ve ben bunları seninleyken harcadım. hayatımı sana mı harcadım, değer misin buna" gibi bir anlamda anlıyordum. Ancak şarkıda tahmin ettiğimden çok daha fazla deyim var ve iyice anlamak için "to be lost on somebody" deyimini de iyice kurcalamak istedim ve karşıma çıkan sonuç bunun da şiirsel bir anlatımdan çok olumsuz anlamda kullanılan bir deyim olduğu oldu.

Bu deyim bir şeyin etkisinin belli bir kişi üzerinde olmaması, yok olup gitmesi anlamında kullanılıyor. Türkçesi boşa gitmek, kâr etmemek, işlememek, anlam ifade etmemek, hayrı dokunmamak, yaranamamak gibi kullanıldığı bağlama göre farklı şekillerde ifade edilebiliyor. Yani açacak olursak; "Bunca yıl heyecanımı, tutkumu adadım, kendimi, aklımı, kalbimi, ruhumu sana açtım, senin için emek harcadım, sana kendimi anlatmaya çalıştım ama hepsi kaybolmuş, uçup gitmiş. Sana olan etkisi sıfır. Gerçekten sıfır mı? Senin için bir hiç mi tüm yaptıklarım? Boşa mı gitti hepsi?"

Kaybolan şeyler bulunabilir, ama buradaki anlam daha ziyade yok olmaya yakın o yüzden kaybetmek yerine yitirmek fiilini kullanmayı tercih ettim. Tamamen aynı anlamda olsalar da, öz Türkçe olması ve alternatif kelimeleri tercih etmemin yanında, "yitirmeyi" daha acı deneyimler için kullandığımızdan daha yakın geldi.

Bu benim yorumumdu, farklı bir perspektif sunmak istedim. İyi dinlemeler Regular smile

Ekleme:
*** Burada "And well you know" olarak verilen sözlerin doğrusu "and will you know?" imiş. Bu yüzden "Eh, bilirsin" diye çevirdiğim dizeyi "Farkecek misin peki?" diye düzelttim.

अंग्रेज़ीअंग्रेज़ी

Lost on You

कमेन्ट