Asylum (traduzione in Turco)

Pubblicità
traduzione in TurcoTurco
A A

Tımarhane

[Nakarat: Eminem]
Artık bu tımarhaneyi deliler yönetiyor
Doktorlar ölü, hemşireler bağlı
Burayı devraldık ve onlar içerde hapsoldu
Artık bu tımarhaneyi deliler yönetiyor
Dedim ki artık bu tımarhaneyi deliler yönetiyor
Doktorlar ölü, hemşireler bağlı
Burayı devraldık ve onlar içerde hapsoldu
Artık bu tımarhaneyi deliler yönetiyor
 
[Verse 1: Joell Ortiz]
OJ'in eldiveniyle dolaşıyorum bana tam oluyor*
Tuvalete nişan alıyorum bu boku biz taşıyoruz
The Yaowa* bekledi, ağzındaki salyaları biriktirdi ve türürmek için doğru vakti bekledi*
Piyasaya bir sürü iş verdim ama siz orospular açıp dinlemediniz bile
Ben geldiğimde yemyeşil olursunuz, muhtemelen nefes de alamazsınız
Siz bi kış günündeki ağaçlar gibisiniz, yapraklarınız düşer
Bu dediğimden şüphelenen herkes için neşterim hazır
ve bi partide izdihama yol açacak ağız dolusu sessiz harfim var
Tarzınız ve kadınsı moda anlayışınız hakkında övünüp duruyorsunuz
Bense sizi küçümsüyorum, sizler Eminem'in arkadaşları Skittles'sınız*
Seninle dalga geçmiyorum, bu liriklerin şakası yok
Kabil'in Habil'i bıraktığı gibi sizi etkisiz bırakırım*
Hareket hâlindeki trenden nişan alabilen evcilleştirilemeyen bir hayvanım
Çürümekte olan dişini sıyırıp geçecek bir atış yapabilirim
Deli gömleğimden henüz kurtuldum ve
canlı rapor veriyorum bunlar (SICAK GELİŞMELER!)
 
[Nakarat]
 
[Verse 2: Crooked I]
Psikopatlar, zayıf adamlardan, hoşlanmaz, zenci
Bu mezarlık, deliler tarafından, kazılacak
Sustalı çakım boğazına dayalı, hareket etmen zekice olmaz
Sizi dilimleyip pop listelerine akan kanınızı izlicem
Bu tımarhaneyi ben ve Slaughters yönetiyoruz,
Zindan Adası'nda* rap yapan DiCaprio gibi hissediyorum
Endüstri tam bi amcık, tahmin edin kim kızlığını bozacak
Penisimi verip, içindeki Venüs'e* değdiricem
Bu oyuna bağımlıyım ve acımam yok, bu işi tepe noktasına
çıkarmak için haber verilmiş kişiyim, lirikal dahiyim
Tuhaf İngilizce'yi hastaca kullanırım, zenciler bu sabıkalı
dil bilimciyi duyduklarında alınırlar
Geri çekilin bu işi devralıyoruz, hepiniz wack'siniz ve kalıplaşmışsınız
Deli hücresinden kurtulurum, bi süpürge kaparım ve bi rapçinin dölyatağını döllerim
 
[Nakarat]
 
[Verse 3: Royce Da 5'9]
Ben en kötüsüne tanık oldum
Bi kadına kapkaç yaparım sırf yüzündeki ifadeyi görmek için
Ben suçluyum gittikçe çıldırıyorum Hemşire Bayan Ratchet* ile düzüşüyorum
Biz rap yaptığımızda suratığınız bi köpek suratına benzer
Senin orospun benim 5 dolarlık ayak uzunluğundaki sandvicimi* Subway'de ağzına aldı
Eğer akıllı insanlar zenginse ben neden oturmalıyım?
Benimle oyun oyna ve sonun hastane kıyafetinin arkasından görünen göt gibi olsun
İç iç iç iç, kendinden geç
Hepiniz beni hissediyorsunuz değil mi?
Gençken sesim gür çıkardı, "SENİ ÖLDÜRÜCEM!" derdim
Şimdiyse "Seni öldürürüm biliyosun dimi?" diyorum
Eğer bu hoşunuza gitmiyorsa hepiniz sikimi yalayabilirsiniz
çünkü her tuğlasında parmağımız olan bu evi biz inşa ettik
 
[Nakarat]
 
Postato da AlfocusAlfocus Mar, 22/07/2014 - 14:37
Ultima modifica AlfocusAlfocus Mer, 20/12/2017 - 22:27
Commenti dell’autore:

OJ'nin eldivenleri: http://www.zaman.com.tr/tamer-korkmaz/simpson-abdnin-kisa-tarihini-yazdi...
The Yaowa: Joell Ortiz'in yarattığı bi terim, farklı cümlelerde farklı anlamları var, sanırım burda kendi ismi olarak kullanmış.
salya ve tükürme muhabbeti: "spit rap" olarak sık sık karşımıza çıkan bu kalıp "rap yapmak" anlamına geliyor, ve en doğru zamanı bekledi.
Eminem & Skittles: Orda aslında M&M diyor ve Eminem ile okunuşları aynı, M&M bildiğiniz gibi bi şeker markası. Skittles'da öyle.
kabil & habil'deki etkisiz: Etkisiz bırakırım derken "disable" diyor, onu da "dis able" gibi bölebiliriz, hatta "diss able" bile olur. Abel, Habil oluyor. Kabil, Habil'i öldürüyor işte. Etkisiz bırakma, diss. abel falan. filan.. Regular smile
Zindan Adası: The Shutter Island adlı film, Di Caprio oynuyor. Güzel filmdir izlemediyseniz öneririm.
Venüs: Sex tanrıçası.
Hemşire Bayan Ratchet: One Flew Over The Cuckoo’s Nest filminden.
5 dolarlık ayak uzunluğundaki sandviç: Subway'de satılan bir ürün, burda "büyük bir penisim var" şakası yapmış Royce her zamanki gibi. Alıştık artık, neyse..

IngleseInglese

Asylum

Altre traduzioni di “Asylum”
Turco Alfocus
Slaughterhouse: 3 più popolari
Commenti fatti