✕
Album:
Alarms in the Heart
Originele teksten
Vertaling
Vessel
I knelt at the sink,
Like a priest or a prince
Maybe I'm to be a king
And they're waiting for me at Westminster
And the walls are paper thin
I hear the neighbor's arguing
Could you lower your voice?
I would sail my unborn daughter (maybe)
We didn't stage a passion play
Didn't change our given names
Or waltz to our bed
Or need to make a sense
But I see your skin, paler now
Than the host in your mouth
Where the truth never seems to be
Now the burning branch never speaks to me
It whispers like
I don't wanna be your vessel any more
I don't wanna be your vessel any more
These are my words, this is my mouth
I don't wanna be your vessel now
And I may not see the future
But I see its lonely architect
At the door of my house
I don't wanna be your vessel any more
I don't wanna be a vessel of your doubt
Truly I never dreamt
Of all the dumb accoutrement
I would want for myself
For the shelf
I laid it all at your feet
On your neck and your cheek
But the burning branch wouldn't speak to me
I don't wanna be your vessel any more
I don't wanna be your vessel any more
These are my rules, this is my house
I don't wanna be your vessel now
And I may not see the future
But I see its lonely architect
At the foot of my bed
I don't wanna be your vessel any more
Didn't wanna be your vessel anyway
Dere
Çukurun içerisinde diz çöktüm,
Bir rahip ya da bir prens gibi.
Belki de ben bir kral olurum,
Ve beni Westminister kentinde beklerler.
Duvarlar kağıt kalınlığında,
Komşuların tartışmalarını duyuyorum.
Sesini biraz düşürür müsün?
Doğmamış kızımı yüzdürmeliyim. (Belki)
Biz bir tutku oyunu sergilemedik,
Bize verilmiş adları değiştirmedik.
Ya da yatağımıza doğru vals eşliğinde gitmedik,
Ve mantıklı olmaya ihtiyacımız yoktu.
Ama tenini görüyorum, artık daha renksiz ve solgun,
Hiç bir zaman doğruymuş gibi görünmeyen,
Ağzındaki o kalabalıktan.
Benimle hiç konuşmayan bu şiddetli dere
Şimdi şöyle fısıldıyor:
Artık senin deren olmak istemiyorum.
Artık senin deren olmak istemiyorum.
Bunlar benim sözlerim, bu benim ağzım,
Senin kanalın olmak istemiyorum.
Ben geleceği göremeyebilirim.
Ancak evimin kapısının önünde,
Onun yapayalnız mimarını görebiliyorum,
Artık senin deren olmak istemiyorum.
Şüphelerinin kanalı olmak istemiyorum.
Doğrusu hiç hayal etmemiştim,
Tüm bu aptalca süs teçhizatlarını
Kendim için istediğim
Ve rafıma koymak için...
Onların tamamını ayağına serdim,
Boynun ve yanakların için.
Ama bu şiddetli dere benimle konuşmuyor.
Artık senin deren olmak istemiyorum.
Artık senin deren olmak istemiyorum.
Bunlar benim sözlerim, bu benim ağzım,
Senin kanalın olmak istemiyorum.
Ben geleceği göremeyebilirim.
Ancak yatağımın altında,
Onun yapayalnız mimarını görebiliyorum.
Artık senin deren olmak istemiyorum.
Hiçbir şekilde senin kanalın olmak istemiyorum.
Je kunt de indiener bedanken met deze knop.
ingediend op 22 feb 2015 - 17:42
✕





