• Charles Bukowski

    Turkish translation

Share
Font Size
English
Original lyrics

A Smile to Remember

we had goldfish and they circled around and around
in the bowl on the table near the heavy drapes
covering the picture window and
my mother, always smiling, wanting us all
to be happy, told me, 'be happy Henry!'
and she was right: it's better to be happy if you
can
but my father continued to beat her and me several times a week while
raging inside his 6-foot-two frame because he couldn't
understand what was attacking him from within.
 
my mother, poor fish,
wanting to be happy, beaten two or three times a
week, telling me to be happy: 'Henry, smile!
why don't you ever smile?'
 
and then she would smile, to show me how, and it was the
saddest smile I ever saw
 
one day the goldfish died, all five of them,
they floated on the water, on their sides, their
eyes still open,
and when my father got home he threw them to the cat
there on the kitchen floor and we watched as my mother
smiled
 
Turkish
Translation

Unutulmayacak Bir Gülümseme

japon balıklarımız vardı, dönüp dururlardı
bizim kalın
perdelerin
yanındaki leğende
kapatırdı onlar, pencereden dışarıyı ve annem hep derdi ki
gülümseyip, tabii mutlu olmamızı istiyor bizim, 'yüzün gülsün Henry!'
o da haklıydı aslında:
mutlu olmak
daha iyi
olabilirsen tabii
ama babam
durmaz döverdi annemi, beni de, hem de kaç kere haftada
sinirden kudurmuş o da, 2 metre boyuyla,
anlayamıyordu ki
onu içten içen yiyen
şeyin
ne olduğunu.
 
anneciğim benim, zavallığı balığım, her yeri morarmış babamın dayaklarından
hala derdi ki bana: 'Henry, yüzün gülsün biraz! niye hiç gülmüyorsun sen?'
 
sonra
gülümserdi, nasıl gülünürmüş göreyim diye, ve o gülümseme
benim hayatımda gördüğüm en acı gülümsemeydi
 
bizim japon balıkları bir gün öldü, beşi birden hem de, ters dönmüş duruyorlardı suyun üzerinde, gözleri de hala açık
sonra babam eve geldi, balıkları tutup
kedinin önüne attı mutfakta ve biz öylece durup izledik annemle, yüzünde bir gülümsemeyle
 

Translations of "A Smile to Remember"

German #1, #2
Turkish
Comments